Kısaca
Danışan, bir tarot okumasında soruyu soran ve kartların kendisi için açıldığı kişidir; İngilizcede querent denir. Kendi sorunuz için kart çektiğinizde hem okuyucu hem danışan sizsiniz; biri size baktığında danışan siz, yorumlayan odur. Soru üçüncü bir kişiyle ilgili olduğunda bu ayrım önem kazanır: kartlar karşı tarafın aklını değil, aranızdaki dinamiği anlatır.
Tarotta danışan kimdir?
Danışan, tarot okumasında soruyu soran kişidir: kartlar onun için karıştırılır, çekilir ve açılır. İngilizcede bu kişiye querent denir; Türkçede “danışan” ya da kısaca “soran kişi” denir. Danışanın karşısında okuyucu, yani kartları yorumlayan kişi durur. Bir başkasına bakıldığında bunlar iki ayrı insandır; kendinize baktığınızda ise iki rolü birden taşırsınız. Kendi sorunuz için kart çektiğiniz her seferde danışan sizsiniz.
Okumaların neredeyse hepsi şu üç durumdan birine girer:
| Durum | Danışan | Dikkat edilecek şey |
|---|---|---|
| Kendinize bakıyorsunuz | siz (okuyucu da siz) | görmek istediğinizi görmemek |
| Biri size bakıyor | siz | soruyu ve arka planı açıkça vermek |
| Siz başkasına bakıyorsunuz | o kişi | soruyu onun sözleriyle kurmak, yönlendirmemek |
Danışanın kim olduğunu, sorunun kimin deneyimine ait olduğu belirler. Bir arkadaşınız kartları sizin için açsa da kendi sorunuzun danışanı sizsiniz. Siz bir başkasına bakarken ise onun sorusunu ve anlattığı bağlamı yorumun merkezinde tutun. Danışan masaya üç şey getirir: sorunun kendisi, yalnızca kendisinin bildiği arka plan ve beklemediği bir cevabı duymaya açıklık. Belirsiz bir soru belirsiz bir okuma getirir; asıl kaygısını kibar bir sorunun arkasına saklayan danışan da kartların konuyu ıskaladığını düşünür. Asıl soruyu, içinizden bile olsa, adıyla söylemek işin yarısıdır.
Pek çok soruda bir de üçüncü kişi vardır: hakkında soru sorulan kişi. “Sevgilim benimle evlenmeyi düşünüyor mu?” sorusunda bir danışan ve orada olmayan bir üçüncü kişi bulunur. Bu yokluğu nasıl ele aldığınız bütün okumanın tonunu belirler.
Danışan sözcüğünün geçmişi
İngilizcedeki querent, Latince quaerere (aramak, sormak) fiilinden gelen quaerens, yani “soran, arayan” kelimesidir; question ve query de aynı kökten gelir. Kelime tarottan çok önce astrolojide yerleşti. Sorulan anın haritasıyla bir soruya cevap arayan horary (soru) astrolojisinde soruyu soran kişiye querent, hakkında soru sorulan kişiye ya da konuya quesited denir. William Lilly 1647 tarihli Christian Astrology kitabında iki terimi de sürekli kullanır.
Tarot bu kelimeyi İngilizce literatürüyle birlikte devraldı. Arthur Edward Waite 1910 tarihli The Pictorial Key to the Tarot kitabında danışandan büyük harfle, Querent diye söz eder. Eski el kitaplarında danışan çoğunlukla bir falcıya gelen müşteriydi. Kişisel destelerin ve tarot uygulamalarının yaygınlaşmasıyla danışan ile okuyucu giderek daha sık aynı kişi oldu. Türkçedeki “danışan” kelimesi de bu yüzden yerindedir: fal baktıran değil, bir şeye danışan, kendine soru soran kişi. Tarot bağlamında bu ad, kişinin okumanın yalnızca dinleyicisi olmadığını da anlatır: soruyu ve yaşadığı durumun ayrıntılarını o getirir. Okuyucu kartları yorumlar; danışan ise anlatılan sembollerle kendi deneyimi arasındaki bağı değerlendirir. İki rolün ayrı tutulması, yorumcunun kendi görüşünü soruyu soran kişinin yerine koymasını önler.
Kendiniz ve başkası için sorarken
Soruya kendinizi koyun. En güçlü okumalar görebileceğiniz, hissedebileceğiniz ya da yapabileceğiniz şeyi sorar: “Beni seviyor mu?” yerine “Bu ilişkide neyi anlamam gerekiyor?” Danışan aynı zamanda sorunun öznesi olduğunda kartlar daha açık konuşur.
Karşı tarafın aklını değil, aradaki dinamiği okuyun. Soru başka birini içeriyorsa onun pozisyonundaki kartları size dönük yüzü olarak okuyun: nasıl davrandığı, aranızda neler olduğu, neyin söylenmeden kaldığı. O pozisyondaki kart bir sırrı ortaya çıkarmaz; ilişkiyi sizin durduğunuz yerden anlatır.
Üçüncü kişi sorusunda kendi payınızı bulun. Soruyu gözlemlediğiniz davranış, yaşadığınız duygu ve kendi seçiminiz üzerinden kurun. “Onun gizli kararı ne?” yerine “Bu belirsizlikte ben nasıl davranıyorum?” diye sorun. Danışanın kim olduğu böylece açık kalır; diğer kişinin söylemediği bir düşünceyi kartlardan gerçek gibi aktarmayın.
Soruyu yazın, sonra karıştırın. Kendi danışanınız olduğunuzda, istediğiniz cevap çıkana kadar kart çekmek kolaydır. Soruyu kâğıda yazın, bir kez çekin ve çıkanı olduğu gibi okuyun. Aynı soruyu ertesi gün yeniden sormak istiyorsanız önce dünkü notunuza bakın.
Bunun bir sınav olmadığını hatırlayın. Danışan olmak kartların karşısında hüküm bekleyen biri olmak demek değildir. Kartlar size bir resim sunar; o resimle ne yapacağınız yine sizin elinizdedir.
Larisa uygulamasında danışan her zaman sizsiniz: kartlarınızı karıştırılmış, yüzü kapalı desteden kendiniz seçersiniz. İlişki Açılımı “Sizin bilinçli tutumunuz” ve “Sizin duygularınız” pozisyonlarını “Karşı tarafın bilinçli tutumu” ve “Karşı tarafın duyguları” ile yan yana koyar; böylece başka biri hakkındaki soru, ikiniz arasındaki alanda kalır.
Danışan soruları: dört durum
İş arkadaşınız sizden bakmanızı istiyor. Terfi teklifini kabul edip etmemeyi düşünüyor. Desteyi o karıştırıyor, soruyu kendi cümlesiyle soruyor, kartları siz açıyorsunuz. Danışan odur; siz kendi yerinizde olsanız ne yapacağınızı söylemeden yalnızca kartların ve onun sorusunun gösterdiğini okursunuz.
Eski sevgiliyle ilgili bir soru. Sizi düşünüp düşünmediğini merak ediyorsunuz. Soruyu çevirin: “O ilişkide benim için hâlâ kapanmamış olan ne?” Aynı kartlar artık üzerinde çalışabileceğiniz bir şeyden söz eder ve okuma onun düşüncelerini tahmin etmeyi bırakır.
Kızı için endişelenen bir baba. Kızının üniversite seçimini merak ediyor. Okuma kızın vereceği karara değil, babanın onu baskı kurmadan nasıl destekleyebileceğine bakar. Baba danışan olarak kalır, kızın hikâyesi kendisine ait olmaya devam eder.
Sorusu olmayan danışan. Biri sizden, hiçbir şeyden haberi olmayan bir komşusuna bakmanızı istiyor. Bu, kendi sorusu olmayan bir danışandır. Adil olan, sizden isteyen kişinin bu durumdaki payına bakmak ya da komşu kendisi sorana kadar beklemektir.
Larisa'nın yaklaşımı
Bir ilişki yorumunu yalnızca “seviyor mu, sevmiyor mu?” üzerine kurmam. İki tarafın bakış açısına, duygularına, niyetlerine, aradaki dinamiğe ve söylenmeyen ya da gizlenen konulara bir bütün olarak bakarım. Amacım kesin bir kader çizmek değil, durumunuzu farklı bir açıdan görmenize yardım etmek. Bazen cevap aradığımız şey gelecek değil, aslında şu anda göremediğiniz gerçektir.
Sık sorulan sorular
Danışan ile okuyucu arasındaki fark nedir?
Danışan soruyu sorar, okuyucu kartları açıp yorumlar. Kendinize baktığınızda iki rolü de siz üstlenirsiniz. Bir arkadaşınıza baktığınızda danışan odur; soru da sizin cümlenizle değil, onun kendi sözleriyle kurulmalıdır.
Kartları danışanın mı karıştırması gerekir?
Şart değildir. Yüz yüze okumalarda danışanın desteyi karıştırması ya da kesmesi yaygın bir adettir, çünkü onu sürece katar ve soruya odaklar. Pek çok okuyucu desteyi kendisi karıştırır. Önemli olan, kartlar karışırken sorunun net biçimde akılda tutulmasıdır.
Orada olmayan biri hakkında tarota bakılır mı?
Onunla ilişkinize bakılır; tarotun en çok işe yaradığı yer de burasıdır. Soruyu kendinizden kurun: ona nasıl yaklaştığınız, duruma ne kattığınız, neyin iyi gelebileceği. Danışan sizseniz kendi gözlemlerinizi ve ilişkinizdeki payınızı konu edin. Karşı taraf için çıkan kartları, onun gizli düşüncelerini öğrendiğiniz bir kanıt gibi değil, ilişkinin sizin yaşadığınız tarafına ait semboller olarak okuyun.
Başkasının yerine soru sorabilir miyim?
Onun yerine değil, onun durumundaki kendi payınız için sorun. “Boşanma sürecinde kardeşime nasıl destek olabilirim?” kullanabileceğiniz bir okuma verir. “Kardeşimin boşanması nasıl sonuçlanacak?” ise onun sormadığı bir soruyu sizin adınıza açar.
Kendime baktığımda tarafsız kalabilir miyim?
Zorlanabilirsiniz, özellikle duygusal konularda. Soruyu karıştırmadan önce yazın, bir kez çekin ve çıkan kartları olduğu gibi okuyun. Duygusal ağırlığı olan bir konuda daha sonra notlarınıza dönün; kartta gördüğünüz anlamı, duymayı istediğiniz cevapla karşılaştırın. Hangi yorumun kartın simgelerine, hangisinin kendi beklentinize dayandığını ayırın.
Keşfetmeye devam edin
Larisa Tarot tarafından sunulan yorumlar; kişisel farkındalık, öz değerlendirme ve eğlence amacıyla sunulur. Yorumlar kesinlik, gelecek garantisi veya belirli bir sonuç vaadi içermez.
